Kolesterol yüksekliği

Damar sertliğinin oluşmasında etken olan  diğer önemli bir faktör kolesterol metabolizmasında ki bozukluklardır. Ülkemizde kolesterol düşürücü  ilaçlarının gerekliliği konusunda  son zamanlarda yapılan tartışmaları hayret ve üzüntü ile takip ettiğimi belirtmek isterim.  Bu ilaçların  hiçbir işe yaramadığını ve aynı zamanda  öldürücü yan etkileri olduğunu belirten kardiyologların olması kanımca bu ülke için utanç verici bir olaydır. Bu tartışmalar sonucu ilaç almayı kesen ve bunun sonucunda bir süre sonra kalp krizi, felç geçiren ve vefat eden insanların  sayısı artacaktır. Savcılığın ve sağlık bakanlığının bu tartışmalara son verecek  girişimleri başlatması ümidiyle, bu konuda  bilimsel gerçekleri sizlerle paylaşacağım. Kolesterolü yüksek olan herkesin ilaç kullanması gerekmediği gibi,  kolesterolü yüksek olup da tedavi görmeyen her insanda da mutlaka kalp krizi oluşmaz. Bunun yanı sıra kolesterol yüksekliği ile damar sertliği arasında ki çok sıkı ilişki bilimsel olarak ispatlanmıştır ve konuda  olan tartışma gelişmiş ülkelerde kapanmıştır, bizim ülkemizde kapanmamış olsa bile . Genetik yapıları nedeniyle kötü kolesterol seviyesi normal değerlerin yarısından az olan kimselerde diğer riskler olsa bile kalp krizi genellikle ortaya çıkmaz. Bunun yanı sıra genetik olarak çok aşırı derecede kolesterol  yüksekliği olan ve diğer riskleri bulunmayan bir çok kimsede çok erken yaşlarda kalp krizi ortaya çıkmaktadır. Bu iki örnek  kolesterol – damar sertliği ilişkisi tartışmasına son koymaya yeterlidir.

Kolesterol  tüm hücrelerde bulunan yağa benzer bir maddedir. Hücrelerin dış tabakasının oluşumu ve fonksiyonu için gereklidir.  Hücrelere önemli maddelerin giriş ve çıkışını düzenler.  Vücut için önemli olan hormonların, D vitamini gibi  vitaminlerin ve bazı diğer maddelerin yapımı için kolesterole ihtiyacı vardır. Bir çok farklı hücrede kolesterol yapılabilmesine rağmen karaciğer hücreleri  bunun  ¼ inden sorumludur.  Bir çok gıda maddesinde yüksek oranda kolesterol olmasına rağmen barsaklardan kolesterol  kolay emilmez dolayısıyla yediklerimizin kolesterol yüksekliği açısından önemi  sanıldığı kadar fazla değildir. Kanda gereğinden fazla kolesterolün bulunması  uzun dönemde damar sertliği yaratabilir.  Kan tetkikleri sırasında üst sınır olarak belirtilen değerin  1/3  i hücre fonksiyonu için yeterlidir. Fazlası zarar vermeye başlayabilir.  Kolesterol yüksekliği tek başına mutlaka damar sertliği oluşturur demek bilimsel olarak doğru değildir fakat  diğer risk faktörleri  ve damar içi görüntüleme bulguları göz önüne alınarak  mutlaka gerektiği oranda düşürülmeye çalışılmalıdır.

Kanda kolesterol, dışı yağ içi protein olan, lipoprotein denilen küçük paketler içinde taşınır. Bir çok farklı lipoprotein olmasına rağmen iki tanesi önemlidir:  1- LDL ( low density lipoprotein- veya kötü kolesterol)- damar  sertliğinin oluşmasından sorumludur, 2- HDL( high density lipoprotein- veya iyi kolesterol)- damar sertliği oluşmasını engeller. HDL fazla kolesterolü karaciğere taşıyarak buradan atılmasını sağlar. LDL nin düşük ve HDL nin yüksek olması damar sertliğinin oluşmasını büyük ölçüde engeller. Kolesterol değerlerinin üst sınırının ne olması gerektiği hala tartışılmaktadır. LDL  ve HDL yerine daha doğru değerlendirme veren Apo A ( iyi kolesterol) ve Apo B ( kötü kolesterol)  ölçümleri özellikle ApoB/A oranı  önerilmiştir  fakat pratikte hala LDL, HDL kullanılmaktadır.

Hiç bir kimsede  LDL denilen kötü kolesterolün  190 mg/dl ( üst sınır 130) nın üzerinde olmaması gerekir. Genç insanlarda diğer damar sertliği risk faktörleri olmasa ( klinik ve inceleme bulguları normal olan) bile LDL seviyesinin  190 nın üzerinde olması  tedaviyi  ve takibi gerektirir.  Tedavi bazen sadece diyet ve egzersiz  ile  ,  bazı kimselerde de ilaçla yapılır. 50 yaş altında olan hiçbir damar sertliği riski olmayanlarda 190 seviyesi kabul edilebilir fakat  diğer riskleri olan kimselerde tarama bulgularına göre bir değer belirlenir ve tedavi ile bu LDL amacına ulaşılmaya çalışılır. İlaç kullanılsa bile LDL yi en optimal olan 60-70 mg/dl seviyelerine indirmek kolay olmadığı için risklere ve damar sertliği belirtilerine göre bir amaç belirlenir. İleri hastalık olanlarda ( örneğin kalp krizi geçirmiş veya girişim uygulanmış kimselerde) mutlaka 70 lere inilmesi gerekir.