Korunma yöntemleri

Her damarda tedavi şekilleri ve  tedavi sonuçları farklı olmasına rağmen oluşmasında  ki faktörler ve korunma şekilleri  tüm damarlar için ortaktır.  Başlaması ile klinik bulgu vermesi arasında çok uzun bir zaman vardır. Sessiz dönemi uzun olduğu için   erken tanı koyarak önlem almak mümkündür.  Hastalığın başladığı erken dönemde  şikayet yoktur  fakat modern inceleme yöntemleri ile tanısı konulabilir. Hastalık ancak  ileri dönemlerde şikayet verir. Şikayetler ortaya çıktığı zaman esasında hastalık ileri dönemdedir. Erken tanı konduktan sonra alınan önlemlerle yıllar sonra ortaya çıkabilecek  kalp krizi veya felç gibi öldürücü hastalıkların önüne geçmek mümkündür.

Genetik yapımızı  ve yaşımızı değiştiremeyeceğimiz için  diğer mevcut risk faktörlerini en etkin şekilde ortadan kaldırmak veya kontrol altında tutmak damar sertliğine karşı olan savaşta çok önemlidir. İleri evreye gelen ve girişim ( cerrahi veya kateter yöntemleri ile balon/stent) gereken hastalarda  da sadece girişim uzun dönemde fayda vermez, mutlaka risk faktörleri ile savaşmak gerekir. Bir çok hastalıkta basit bir ilaç tedavisi veya cerrahi girişim sonucu hastalık ortadan kalkar ve başarıya ulaşmak için hastadan ziyade doktorun katkısı çok önemlidir. Damar sertliğinde ise durum böyle değildir.  Başarıya ulaşmak için hastanın kendi katkısı en az doktorun katkısı  kadar önemlidir ve bu katkıların tüm hayat boyu devam etmesi gerekir.  Girişim yapılsa bile hastalık ortadan kalkmaz, sadece ufak bir alanda durdurulmuş olur. İlerlememesi için  tedaviye hayat boyu devam etmek gerekir.

Damar sertliğinin oluşmasında etken olan bazı riskleri  yaşam tarzı değişiklikleri  ile ortadan kaldırmak mümkündür ( sigarayı  bırakmak ve düzenli yürümek/egzersiz  yapmak). Kolesterol yüksekliğinin, hipertansiyonun ve diyabetin optimal tedavisinin yapılması hastalığın ilerlemesini durduracaktır. Erken tanısı sırasında yapılan risk analizine göre farklı korunma önlemleri alınır.